Empati Psikoloji
Merkez Mahallesi, Kültür Sokak, Bina No: 4, Daire: 13, Gaziosmanpaşa / İstanbul
Pazartesi- Pazar : 10.00–21.00

Aile Kavramına Felsefi ve Psikanalitik Yaklaşımlar

Aristoteles için aile, insanın doğal bir ihtiyacı olan güvenlik, sevgi ve toplumsal dayanışmanın temelini oluşturuyordu.
Buradan yola çıkarak öncelikli olarak aile içerisindeki bağlanma şekillerini ele almamız gerekecektir. Ailenin duygulanımı, duygu ifade şekilleri; topluma katılım şekli, toplumsal alana dahiliyeti, toplumsallığın aileye girişi, başka ailelerle temas ve kök ailelerle ilişkilerinin detaylı boyutlarını kapsar.

Doğada hiçbir canlının bonsai, kumar, bitcoin gibi alışkanlıkları ve bağımlılıkları yoktur. Aile bu minvalde; sevgi-bağ ve bağımlılık ilişkisi içinde de çaprazlanır. Bireyi korumaya çalışır.

Rousseau, aileyi doğal bir toplumsal sözleşme olarak görür. Ona göre aile, bireylerin topluma entegre olmasını sağlayan bir yapıdır ve çocukların, erdemleri ve sosyal değerleri öğrendikleri ilk yerdir.

Aile içindeki sözleşme ve ortak kurallar önemli bir sorudur: Bu kuralları kim belirler? İsteme, nişan, nikah, düğün gibi ritüeller, toplumla yapılan bir anlaşmadır. Bu nedenle düğünlerin halka açık duyurulması, toplumsal kabul açısından önemlidir.

Freud, aileyi psikolojik gelişimin temeli olarak görür. Ona göre çocukların kişilik gelişimi ve cinsel kimlikleri, aile içindeki ilişkilerden büyük ölçüde etkilenir. Freud’un izinden giden Lacan, insanın her dönemde bir öteki ile ilişkilenerek geliştiğini ve ailedeki anne-baba figürlerinin bu süreçte belirleyici olduğunu vurgular. Bilinçaltı ise anne, baba ve diğer aile üyeleriyle doludur.

Durkheim, aileyi toplumsal dayanışmanın ve sosyal düzenin korunmasında kilit kurum olarak ele alır. Ona göre aile, bireylerin topluma entegre olmasını ve toplumsal normları öğrenmesini sağlar.

Engels, aileyi kapitalist toplumun ürünü olarak görür. Kapitalist sistemde aile, özel mülkiyetin korunması ve mirasın aktarılması için bir araçtır. Ev ekonomisi (çalışma, barınma, mutfak giderleri) bu bağlamda ailenin temel fonksiyonlarından biridir.

Miras konusu da aile ilişkilerinde önemli bir yer tutar. Sonraki kuşaklar, önceki kuşakları temsil etme sorumluluğu hisseder.

Beauvoir, aileyi kadınların ezilmesinin ve toplumsal cinsiyet rollerinin pekiştirilmesinin bir aracı olarak eleştirir. Erkek egemenliği, aile içindeki ilişkilerde baskının kaynağıdır.

Foucault, aile içindeki normlar ve kuralların bireyin özgürlüğünü sınırladığını savunur. Ona göre aile, bireyin kırpıldığı ve denetlendiği bir yerdir.

Butler, queer teori perspektifiyle aileyi ele alır. Ona göre aile kurumu, cinsiyet normlarının ve kimliklerinin oluşumunda merkezi rol oynar. Ancak bu yapı, cinsiyet çeşitliliğini ve özgürlüğünü engeller. Queer teori ise farklı kimliklerin ve deneyimlerin çeşitliliğini kutlayarak, bireylerin kendi kimliklerini özgürce inşa etmesini savunur.

Yorum Yap

Araba
  • Sepetiniz boş Mağazaya Gözat
    Select the fields to be shown. Others will be hidden. Drag and drop to rearrange the order.
    • Image
    • SKU
    • Rating
    • Price
    • Stock
    • Availability
    • Add to cart
    • Description
    • Content
    • Weight
    • Dimensions
    • Additional information
    Click outside to hide the comparison bar
    Compare