Psikozda Bastırma ve Men Etme: Lacan’ın Freud’u Aşan Katkısı
Freud’un psikanalizinde bastırma (repression), bilinçdışına itilen ancak simgesel düzende önceden tanınmış olan içeriklerle ilgilidir. Ancak psikozda durum farklıdır: Burada temel sorun, gerekli gösterenlerin hiç var olmamış olmasıdır. Babanın Adı gibi kurucu bir gösteren zaten dışlanmış (men edilmiş)tir.
Peki men edilen tamamen yok olur mu? Hayır. Lacan’a göre, simgesel düzene hiç dahil olmayan bu gösteren, “Gerçek” (the Real) olarak geri döner – halüsinasyonlar, sanrılar veya psikotik epizodlarla.
Freud, psikozu açıklamak için Verwerfung (reddetme) ve Verleugnung (inkâr) kavramlarını kullanmıştı. Ancak Lacan, III. Seminer’de Verwerfung’u “men etme” (forclusion) olarak yeniden tanımlayarak psikozun yapısını netleştirdi:
-
Bastırılan geri dönebilir,
-
Men edilen ise hiçbir zaman simgesel düzene yer almamıştır.
Lacan’ın “Babanın Adı’nın men edilmesi” vurgusu, patolojinin kökenini anlamada devrim yarattı.
Psikoz’un Savunması: Babanın Adı’nın Yokluğunda Anlamın Çöküşü
Babanın Adı, öznenin simgesel dünyasını düzenleyen bir unsurdur. Ödipal süreçte babanın “Hayır”ı, annenin arzusuna sınır koyar ve böylece özne, dilsel ve toplumsal düzene dahil olur.
Psikozda ise bu gösteren hiçbir zaman simgesel düzene dahil olmamıştır. Yani:
-
Fallik anlam işlemez.
-
Simgesel düzen çöker.
-
Gerçek geri döner: Dışlanan gösteren, halüsinasyonlar ve sanrılar olarak belirir.
Schreber Vakası: Psikotik Dünyanın İnşası
Lacan, psikozu anlamak için Daniel Paul Schreber’in otobiyografisini inceler. Schreber, psikotik krizde “Tanrı’nın onu kadına dönüştürmek istediği” sanrısına kapılır.
-
Fallik anlam tesis edilemez, cinsel kimlik karmaşası yaşanır.
-
Simgesel düzen çöktüğü için, gerçeklik sanrılar üzerinden inşa edilir.
-
Dil parçalanır; neolojizmler (uydurma sözcükler) ve mitolojik yapılar oluşur.
Psikotik Söylemin Üç Katmanı
-
Sanrısal Kelime (Word): “Güneş bana ‘Kozmik Elçi’ diyor.”
-
Sanrısal Tekrar (Refrain): “Herkes beni takip ediyor.”
-
Sanrısal Bilgi (Paranoid Knowledge): “Evrenin sırrını çözdüm, tüm dinler yalan.”
Psikoz = Bastırma Değil, Men Etme
Nevrozda bastırılan geri döner ama yorumlanabilir.
Psikozda ise anlamın yapısal çöküşü vardır. Halüsinasyonlar ve sanrılar bir dil mantığı taşır ama simgesel düzenle uyumsuzdur.
“Psikoz, bastırmanın değil, men etmenin sonucudur.
Geri dönen, asla simgeselleşmemiş olandır.” — Lacan
Sonuç
Psikoz, ruhsal bir hastalıktan ziyade dil ve yasanın dışlanmasının bir sonucudur.
Lacan’ın teorisi, psikanalizi nevroz merkezli olmaktan çıkarıp yapısal bir perspektife taşımıştır.
Metinler:
-
Russel Grigg – Pre-ontolojik Bir Var-olmayan Nedensellik ve Yoksunluk (1999)
-
Dylan Evans – Lacancı Giriş Sözlüğü (2019)
-
Bruce Fink – Lacancı Psikanalize Giriş (1997)
-
Paul Verhaeghe – On Being Normal And Other Disorders (2004)
-
Lacan J. – III. Seminer: Psikoz (1955-1956)
-
Lacancı Forum Psikanaliz Derneği sunum özeti



